Reklam






saglik1.jpgGünümüz insanın en sık karşılaştığı, her dört kişiden birinde gözlenen, temelini daha önceden isteyerek severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik, hayattan zevk alamama durumunun oluşturduğu, psikolojik ve fizyolojik belirtilerin aynı anda seyrettiği bir duygudurum bozukluğu olarak tanımlayabiliriz. 

İnsanların neden depresif oldukları sorusunun kolay bir yanıtı yoktur. Soğuk algınlığına neyin yol açtığını kesin olarak bilebiliriz. Çünkü virüsünü saptayabiliriz, ama depresyona tam olarak neyin neden olduğunu bilemiyoruz. Bununla birlikte depresyonun tedaviye cevap verdiğini ve kişilerin büyük bir çoğunluğunun iyileştiğini biliyoruz. 

Depresyon tek başına hastalık olarak görülebildiği gibi alkol, uyuşturucu,uyarıcı madde kullanımı tedavi amaçlı ilaçların kullanımı, metabolik  hastalıklar ve kanser gibi sorunlara ikincil olarak ta gelişebilir. 

Depresyon, hiçbir neden olmadan da başlayabilir. Ancak en büyük nedenleri kısaca şu şekilde özetleye biliriz. 

v      Olumsuz yaşam olayları ile karşılaşma.v      Büyük üzüntülere neden olabilecek kayıplar ve yas.v      İş yaşamı sorunları.v      Partner, evlilik, aile sorunları.v      Hamilelik,doğum ve loğusalık süreci.v      Kalıtsal yatkınlık.v      Fazla alkol kullanımı.v      Bazı hastalıklar(kanser,epilepsi, AİDS gibi ölümcül hastalıklar).v      Antrapoz, menapoz durumu.v      Mevsim değişikleri.v      Ülke, şehir değiştirme, yeni yaşam koşulları.v      Çocukta anne baba ayrılığı. 

Genellikle, ağır tablolarda seyreden ve tamamlanmış intiharlara neden olan depresyonların doğuştan gelen genetik özellikleri bulunmaktadır. Bu tür depresyonlarda ilaç tedavisi çok titizlikle belirlenmeli ve uygulanmalıdır. 

Diğer bir grup depresyon tablosunda ise; klinik olarak daha hafif şiddette ve yaşamsal, çevresel olaylara ikincil olarak gözlenen depresif yakınmalar olarak ortaya çıkar. Bu tür depresyonların genellikle genetik özellikleri yoktur. En dikkat çekici belirtisi çökkün ruh hali ile ilgi ve zevk almada belirgin azalmadır. 

Depresyondaki kişi duygusal açıdan mutsuz, karamsar ve ümitsidir. Eskiden en severek yaptığı işler bile artık zevk vermez olmuştur. Kişi kendini yalnız ve mutsuz  hisseder. Çevresine ve kendisine ilgisi azalır. Yoğun suçluluk duygusu hissedebilir, herkese yük olduğunu düşünür. Genellikle iç sıkıntısı, daralma, huzursuzluk hisseder bazen de kendisinin tüm duygularını yitirmiş hissedebilir. 

Depresyon diğer taraftan zihinsel faaliyetlerimizi de engeller. En sık görülen belirtisi dikkatini toplayamama ve unutkanlıktır. 

 

Depresyondaki kişi çok kolay sinirlenip, kolayca ağlayabilir.Tekrarlayan  ölüm düşünceleri, intihar planları veya eylemleri, aşırı halsizlik, sürekli uyku hali veya uyuyama, günlük işlere karşı ilgisizlik, cinsel istekte azalma, enerjisinin veya hareketlerinin  azalması, aşırı kilo kaybı veya kilo alımı, iştahsızlık veya aşırı iştahlılık hali, baş, boyun, sırt ağrıları, mide ve bağırsak şikayetleri bu hastalığın bedensel belirtileri halinde ortaya çıkabilir.  

Bu belirtilerin bir kısmını  iki haftadan daha fazla süre ile yaşayan ve hisseden kişiler için depresyon tanısı söz konusu olabilir.  

Başta da belirttiğimiz gibi  depresyonun tedavisi vardır. Ancak tedavi yöntemleri ve süresi kişiden kişiye değişebilir. 

Öncelikle kişi bunun hastalık olduğunu kabul etmeli ve tedavi için kararlı olmalıdırEn uygun depresyon tedavisi; ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte yürütüldüğü tedavi yöntemidir. 

Kişi ilaçlara ve psikoterapiye ilave olarak; düzgün ve düzenli beslenerek, egzersiz yaparak tedaviyi olumlu yönde etkileyecektir. Bunlara ek olarak kişi, eski ilgi alanlarına yönelik uğraşlarına devam etmeli yada yeni hobiler geliştirmeli, yalnız kalmamaya özen göstermeli, iletişimlere açık olmalı ve önem vermeli, kişi kendini zora sokacak işler den kaçınmalı yaptığı ve planladığı işlerde esnek ve sabırlı olmalıdır. 

Sonuç olarak depresyonun bir hastalık olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun zayıflık yada utanılacak bir durum olmadığını bilmeli ve mutlaka bir uzmandan yardım almalıdır.



Cevapla